Seneye de giyersin…


İlkokul 4. sınıfa giden bir çocukla konuşuyoruz:

– Annen baban seni mont konusunda biraz yoruyormuş. Doğru mu?

– Evet doğru.

– Kullandığın montu görebilir miyim?

– İşte bu.

– Çok kaliteli ve hiç eskimemiş.

– Ama ben eskidim.

– O neden?

– Amca, bana bu montu ikinci sınıfa başladığımda aldılar.

Dünyanın parasını verdiklerini söylediler.

Bunun için de ilk zamanlar boyu dizlerimdeydi.

Kolları da soba borusu gibi kıvır kıvır.

– Sen mi beğendiydin?

– Evet ama gittiler en büyüğünü aldılar.

– Niçin öyle yapmış olabilirler?

– Pahalıymış da… İki üç yıl giymeliymişim de… Her zaman alınmazmış da… Markalıymış da, falan filan. Onu koruyup kollamam için nasihat üstüne nasihat.

– Sen ne yaptın?

– Ne yalan söyleyeyim, kasten hor kullandım. Ama yine de monta bir şey olmadı.

– Neden yenisini istiyorsun?

– Birçok arkadaşım her yıl yeni yeni montlarla okula geliyor. Benim montuma bakarak alay ediyorlar. Gözüm yoruldu ayni monta baka baka…

 

Anneler babalar;

Bilhassa okul çağındaki küçük çocuklarına mont, pantolon gibi giysiler alırken oldukça hatalı düşünebiliyorlar.

 

Bu nedenle;

Çocuklarına aldıkları benzer ürünleri çok kaliteli ve pahalı olanlarından seçiyorlar.

Dolayısıyla, çocuklarının onları uzun süre kullanmalarını umuyorlar.

Bunun için de normalden büyük ürünler alabiliyorlar.

Durumu çocuk dünyasından bakarak değerlendirdiğimizde, çocukların bu durumdan hiç de hoşlanmadıklarına tanık olabiliyoruz.

Oysa çocuk, her yıl yeni kıyafetle okula, arkadaşlarının yanına gitmeye adeta bayılır.

Onun bu hevesini kırmamak, aileye aidiyet gelişimi açısından önemlidir.

Çözüm olarak;

Çocuklara alınacak söz konusu giysiler, orta kalitede ve hesaplı olmalıdır

ki çocuk seneye yeni giysilerin alımındaki heyecanı da yaşayabilsin, okula daha bir mutlulukla gidebilsin.

Dr. Yaşar Kuru

Eğitici ve Bilgilendirici diğer paylaşımlarımızdan haberdar olmak için facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın…

Ailede Mutluluk-Çocuk Eğitimi


Share
Pin
WhatsApp
Tweet
+1
Email