Çocukluğumuzun kabusu 20 şey!


Bazen “Neden büyüdük biz ya?” deyip üzüldüğümüz oluyor.

Ama şunları hatırlayınca “İyi ki büyümüşüz!” demek içten bile değil.

* “Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?” sorusuna maruz kalmak.

* Canınız acıyıncaya kadar yanaklarınızın mıncıklanması.

* Defterlerin sol tarafındaki sayfalara yazı yazmak zorunda kalmak.

* Hiç hoşlanmadığınızı hareketlerinizden belli etseniz de şappur şuppur öpen teyzeler. Bunun erkek versiyonu ise sakalı batan amcalardır.

* Oynadığınız oyunlarda mızıkçılık yapıp bütün kuralları kendi koyabileceğini sanan gıcık çocuklar.

* Berbere saç kestirmeye götürülünce kesimin babanızın isteğine göre yapılması. Sonra, “Bu çocuk neden ağlıyor?” demeler.

* Hiçbir sözünüzün ciddiye alınmayıp “Senin daha aklın ermez böyle şeylere, sen karışma!” gibi söylemlere maruz kalmak.

* Elinizi uzatın veya uzatmayın kolonyanın başınızdan aşağı boca edilmesi.

* Sırf ebeveynler iyi anlaşıyor diye hiç sevmediğiniz bir çocukla oyun oynamak zorunda kalmak.

* Bir rutin haline gelmiş, ertesi gün okula gitmek zorunda olduğunu hatırlatan pazar akşamı banyosu.

* Misafirliğe gittiğinizde sizinle diğer ailenin çocuğunun birbirinize yakıştırılması.

* Sokakta oyun oynarken sessiz olsanız dahi bir kulp bulup size bağıran teyzeler veya topunuzu kesen amcalar.

* Doymuş olduğunuz halde tabakta kalanı bitirme zorunluluğu.

* Daha oynamaya doyamamışken akşam ezanıyla birlikte ailenin eve çağırmaları.

* Eve gelen misafirlere ne gibi yeteneklerinizi olduğunu göstermeye zorlanmak.

* Kimseye bayramlık harçlığı vermeyen akrabalar. İnsan en azından bir çikolata filan taşır yanında.

* Annenin zoruyla pazara götürülmek ve poşetleri taşımak.

* Çizgi film izlerken aile büyüklerinden birinin sıkıcı haber bültenlerini izlemek için kanalı değiştirmesi.

* Hiç beklemediğiniz anda gününüzü zehir eden aşı günleri.

* Ekmek almaya gönderilmek. Hele sofrada tam yemeğe başlayacakken gönderirlerse daha fazla koyuyor…

Lütfi Albayrak

————–


close
Share
Pin
WhatsApp
Tweet
+1
Email