Çocuk kalbi…

102

Küçük çocuk ve babası, gittikleri parkta bir banka oturmuşlar, tatlı bir sohbete başlamışlardı.

Çocuk altı yaşına bastığından beri bir şey hariç aklı her şeye eriyordu.

O şey de babasının sertliğiydi.

Çünkü babası, hiçbir sebep yokken bir anda sinirlenir, kulağına yapışarak onu azarlar, daha sonra da gönlünü almaya yanaşmazdı.

Sessizce ağlardı çocuk.

Daha sonra içine, küçücük dünyasına kapanırdı.

Ara sıra birlikte gezerlerdi, bugünkü gibi..

Çocuk nefes alırdı o günlerde, kırılmış kalbine rağmen her şeyi unuturdu.

[ads1]
Biraz önce aldıkları simitleri yerlerken, babası kendisine çıkışarak:

“Daha önce defalarca söyledim” dedi.

“Koskoca adam oldun. Yerlere kırık dökme. Böyle bir şeyi sadece aptallar yapar.”

 

Küçük çocuk sesini çıkartmadı.

Babasını sevdiği için, onu gücendirmekten korkuyordu.

Ama elinde değildi simidin susamlarını, hatta bazı parçalarını düşürmemek.

Zaten simit gevrekti.

En iyisi babası başka tarafa bakarken, simidinden küçük ısırıklar almaktı.

[ads1]

Ufaklık bu işi yapmaya çalışırken, babası onun kulağına yapışarak:

“Anlaşılan kafana laf girmiyor” dedi.

“Simidinin yarısını yerlere döktün. Yürü hemen gidiyoruz! Bir daha da gelirsek iki olsun.”

 

Adam, çocuğun elinden simidini alarak yanlarında getirdiği poşete koydu ve hızlı adımlarla parktan dışarı çıktı.

Oğlu nasıl olsa korkuya kapılacak, ister istemez peşinden yarışacaktı.

Fakat çocuk, böyle bir şey yapmadı.

Gözlerinden süzülen yaşları silerken, papatyalarla süslenen taze çimenlerin üzerine eğildi ve oradaki karıncalara doğru dönüp:

[ads1]
“Biliyorum karnınız çok aç” dedi.

“Ama babam simidimi aldı elimden. Şimdilik attıklarımla idare edin.”

Eğitici ve Bilgilendirici diğer paylaşımlarımızı kaçırmamak için sayfamızı beğenmeyi unutmayın…

Sosyal Dünya

[ads1]

Facebook Yorumları