Cep telefonu olmak isterdim…

416

Karı ve koca bir akşam yemeklerini bitirdikten sonra, yorgun argın oturma odasına geçerler.

Kadın ilkokul öğretmenidir.

Öğrencilerine verdiği “Ne olmak istersiniz?” başlıklı kompozisyon ödevlerini değerlendirmek için masaya geçer.

Kocası da eline cep telefonunu alıp, koltuğuna yerleşir.

Nihayet yorgun bir günün ardından dinlenebilecektir.

Kadın, bütün kompozisyonları notlarını verip işinin bittiğini düşünürken, kenarda kalmış bir ödevin gözünden kaçtığını fark eder ve not vermek için okumaya başlar.

 

Kağıtta yazan ise şudur: 

“Benim dileğim bir cep telefonuna dönüşmektir..

Dileğim bu çünkü annem ve babam telefonlarını gerçekten çok seviyorlar.

Annem ve babam sadece telefonlarına dikkat gösterirler, hatta bazen beni unuttukları bile olur.

Annem ve babam işten yorgun döndüklerinde, vakitlerini telefonlarıyla geçirirler, benimle değil.

Önemli bir işle meşgul olsalar dahi, eğer telefonları çalarsa, anında cevap verirler.

Ama aynısını benim için yapmazlar, hatta ağlasam bile…

Annem ve babam cep telefonlarında oyun oynarlar, benimle değil.

Telefonda konuşurken, heyecanla yanlarına gidip bir şey paylaşmak istesem, hemen beni susturup, yanlarından gönderirler.

Bu yüzden cep telefonu olmaktır, dileğim.

Çünkü belki de ancak o zaman beni telefonları kadar severler.’

 

Kadın gözyaşları içerisinde kompozisyonu okur.

Kocası problemin ne olduğunu sorar, kadın ödevi kocasına verir.

Adam hızlıca okuduktan sonra hangi mutsuz öğrencisinin bu kompozisyonu yazdığını sorar.

Bu sorudan sonra kadın, bu fazladan ödevin nereden çıktığını anlar.

Çünkü o farketmeden araya  konmuştur.

“Kompozisyonu yazan öğrencilerimden biri değil” diye cevap verir kadın.

“Bunu yazan  oğlumuzmuş.”

 

Diğer paylaşımlarımızdan haberdar olmak için facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın…

Sosyal Dünya

Facebook Yorumları